498) Gemi kaptan ve mürettebatının seferilik hükümleri


498) Gemi kaptan ve mürettebatının seferilik hükümleri
 
Bismillah
Elhamdülillah, vessalatu vesselamu alâ Resûlillah
Gemicilikle kastımız; deniz, uzun deniz yolculukları yapan gemicilerdir. Şehir hatlarında çalışıp sabah gidip akşam evine döneni bu manada gemici görmüyoruz. Evinden çıkıp on gün, on beş gün, yirmi gün; bazen üç ay dört ay gemide kalıp kıtalar arası yolculuk yapan kaptan veya diğer gemi görevlileri namazlarını limandan ayrıldıktan sonra seferi olarak kılarlar. Çünkü mesela; Haydarpaşa Limanı’ndan ayrılıp Avustralya’ya gidecek olan bir geminin kaptanı ve görevlileri işte doksan kilometreyi bin defa aşacak büyük bir yolculuğa çıkmaktadırlar. Seferidirler. Gemide bulundukları sürece veya geminin bir günlük iki günlük dinlenmek için, yük almak için girdiği bir limandaki şehirde bulundukları sürece namazı iki rek’at kılarlar. Yani seferi gibi kılarlar. Akşam namazını da tam kılarlar. Cuma onlara farz olmaz. Ramazan oruçları da seferi oldukları için ruhsat; yani izinli durumda olurlar. Tutabilirlerse tutarlar. Yalnız bazı gemilerin kaptanları ve bazı görevlileri gemilerde ailece bulunabiliyorlar. Hanımı da yanında bulunarak yolculuk yapıyorsa bir gemici o seferilik imkanlarından istifade etmez. O zaman o dört rek’at kılar namazını. Orucu da mecburen tutar. Çünkü o gemide ailesiyle, hanımıyla bulunması demek; ev şartlarında bulunması demektir.

 
Velhamdülillahi Rabb’il âlemîn.

Etiketler: , ,