Vakıf veya Dernek Kuracak Olan Müslümana Yol Haritası Niteliğinde Bir Mektup

Selamünaleyküm

Hocam, biz Malatya’da yeni bir sivil toplum faaliyeti başlatmayı düşünüyoruz. Kitle olarak kendimize, diğer cemaat ve derneklerin sohbetlerine katılan gençlerden ziyade, ortada başı boş dolaşan gençleri belirledik. Kitap okuma, sohbet, dersler ve sportif aktivitelerin yanında, organizasyonu gençler açısından cazip hale getirmek ve kimlik Müslümanlarından ziyade şahsiyet Müslümanlarının en çok eksik bıraktığı ve gençler üzerinde büyük tesiri olan tiyatro ve film eğitimine de ağırlık vermeyi düşünüyoruz. Siz ne düşünürsünüz hocam, nasıl bir usûl belirlemeliyiz? Hangi kitapları, hangi sırayla okumalı ve okutmalıyız?

Dualarınızı istirham ederiz.


Selamünaleyküm.

Kalabalıklarla iligilenmenin neticesi az kârdır. Az ve kaliteli ile istikrarlı bir şekilde ilgilenmek gerekir. Azları çoğaltacak olan Allah’tır.

–         Sizin gibi, bizim gibi grupların HER İŞİ HALLEDER konumda olması mümkün değlidir. Bir, iki, bilemediniz üç alan seçin kendinize; seçtiklerinizin içini doldurun.

–         Herkesin yaptığı en kolay iş olan burs verme, toplantı yapma, konferansa adam çağırma, imza günü yapma, kermes tertipleme, resim sergisi açma gibi işler yapılabilir ama bunlar zaten yapılıyor. Siz neden mükerrer iş yapmayı kendinize layık göresiniz ki? Yapılmayanı yapmaya çalışın. Yapılmayanı keşfetme kabiliyetiniz yoksa o zaman siz neden yeni bir tabela altında enerji israf ediyorsunuz?

–         Hiçbir ağaç dikildiği gün meyve vermez. Beklemesini bilin. Bir sene, bir asır, bin asır beklemeye hazır olun.

–         Ümmetin ihtilaflı konuları ile gündem yapmayın. Hiçbir yara, karıştırıldıkça iyileşmez. Aksine karıştırılan yara mikrop kapar. İhtilaflı işleri sizden daha üst mevkilerdekilere bırakın. Boyunuz ve kapasitenizi  kadarı ile ilgilenin.

–         Ümmetin malını, enerjisini ve umudunu heder etmeyin sakın. Sadece caminin halısını çalan hırsız değildir. Caminin halısı gibi camiden bir genç çalan da hırsızdır. Bir insanın umudunu yitiren de gaspçıdır. Ümmetimizin gençleri, camilerinin minarelerinden değerlidir.

–         Muhakkak istişare edeceğiniz bir ağabeyiniz bulunsun. İstişareyi en önemli sünnetlerden biri olarak bilin ve uygulayın. Aranızda şûra ile iş yapın, sizden büyüğü ile istişare edin.

–         Sakın ve sakın, Allah adına yaptığınızı söylediğiniz çalışmalarınız sizi ibadetlerden alıkoymasın ve ailenizi ihmale sebep olmasın; yanarken eriyen mum olursunuz. Aldanır ve boşa çalışırsınız. Hiçbir çalışma, kişinin kendisini kurtarmasından önemli olamaz. Yetim bırakıp yetimlerle ilgilenmek yanlıştır.

–         Haddinizi bilin, kendi ekseninizde mini bir dünya kurup gözünüzü yummayın.

–         Vaktinizi namaza, bütçenizi helale göre belirleyin.

–         Ateşten, yalandan ve mü’mine karşı olmaktan kaçının.

–         Sabredin. O bitince sabredin. O da bitince yine sabredin.

–         Şeytanı aptal zannetmeyin. Onu kapıdan beklerken bacadan girip sizi boğmasından emin olmayın.

–         Zaman zaman, farklı çalışmaları görme gezileri yapın. Sizin alanınızda çalışanları, başka çalışma yapanları izleyin. İl dışına muhakkak çıkın. Yenilikleri ve hataları görün.

–         Kendinizi masum görmeyeceğinize göre, hata ettiğiniz size ikaz edildiğinde hiç tereddüt etmeden dönün hatadan, helallik isteyin hata ettiğiniz kimseden.

–         Sosyal çalışmalarda zamanımızın en önemli sıkıntılarnıdan biri, kadın ve erkek karmaşıklığı olmaktadır. Ya kadın ağırlıklı çalışın ya da erkek ağırlıklı çalışın. Büyür ve iki grubu da barındırabileceğiniz zaman ayrı mekânlarda ikisini de birleştirebilirsiniz. Bu hususu, ayak kayacak en riskli alan olarak belirleyin.

–         Birbirinizi denetleyecek bir sisteminiz olmalıdır. Hata eden kim olursa olsun o ikaz edilmelidir. Sizin hatalarınız, başkalarının hatalarına göre hafif görüldüğü zaman işiniz bitmiş demektir, tabelayı kaldırabilirsiniz. Fiili denetleme kurulu işlek olsun.

–         Resmi bir kurum iseniz resmiyete karşı gayet ciddi olun. Devlet sizi denetlediğinde sıkıntı hissetmemelisiniz.

–         Ebedi görevde olmak diye bir şey yoktur. Kendisini yorulmuş hisseden çekilmelidir. Çekilmesi teklif edilen buna alınmamalıdır.

–         Çalışmalarınız, evli olanlar açısından BİR İŞ OLARAK görülmelidir. Aynı heyecan ve aynı ahenk veya gündem evde beklenmemelidir. Ailesi olanların ailesi de bu işte olacak diye bir beklenti yanlıştır. Olursa ne güzel diyebiliriz ama olması ek sıkıntılar getirebilir.

–         Bizde teşkilatlanmanın ruhu şudur;

a-     Birbirimize Hakkı ve sabrı tavsiye etmeye mecburuz.

b-    Emirbilmaruf ve nehyianilmünker yapmadıkça Allah’tan yardım göremeyiz.

c-     Dinimiz ve dinimizle ilgili işler için kişisel menfaatlerimizi yok kabul ederiz.

d-    Cemaate zarar vermek dine zarar vermektir.

e-     Cemaat bizim oluşturduğumuz grubumuz, derneğimiz, vakfımız, partimiz, tarikatımız değildir. Cemaat, Ümmet-i Muhammed’in bütünündeki oluşumun adıdır.

f-      Fırkalaşmayı reddederiz ama bu reddetmeyi de bir fırkalaşmaya dönüştürmeyiz.

g-     Birbirimizin iyi bulduğumuz yönlerine destek oluruz, kötü gördüklerimize veya katılmadığımız görüşlere ise refleksimizi gösterir ama mü’minler arası bir savaşın alt yapısına zemin hazırlamayız.

Dualarınızı beklerim.

Allah’a emanet olunuz, kardeşlerimizin hepsine selamlarımı iletiniz.

Selamünaleyküm.

Nureddin Yıldız

www.twitter.com/nurettinyildiz
www.facebook.com/nureddinyildiz
www.sosyaldoku.com
www.fetvameclisi.com
www.ailehayati.com
www.gencdoku.com