Kadının Çalışmasında Anne-Baba Rızası

Selamünaleyküm.

Bir konuda fikrinizi almak istiyorum sizin için de sakıncası yoksa.
Ben eğitim fakültesi mezunuyum bir şekilde okudum. neden okuduğuma hala kendim de bir cevap verebilmiş değilim. etrafımdaki insanlar, akrabalarım sanki herkes benim bir üniversite okumamı beklermiş gibiydi. sorularıyla, istekleriyle, beklentileriyle. bende okudum okumak denirse. günahını bilmiyordum sohbetlerinizi dinledikçe kendimden utandım ama nefsim, çevrem olmadı. yalnız başıma senelerce iki şehir arasında sürekli gidip geldim. evim dışarıdan bakıldığında evinde namaz kılınan, misafir geldiğinde kadın erkek ayrı oturulan, sohbetler olan ve sohbetlere gidilen bir yer ama yine de eksik çünkü benim okul hayatım tam manasıyla olması gerektiği gibi olmadı neticede bir okul okudum ama şimdi öğretmenlik yapmak istemiyorum. kalbim bu konuda hiç istekli değil. ancak şu bir kaç gün içinde ne zaman ben gerçekten atanmak istemediğimden bahsetsem hep şartların şimdi daha iyi olduğundan, başımı açmadan öğretmenlik yapabileceğimden, günümün yarısının boş olup asıl vazifelerimi ihmal etmeyeceğimden, fazlasıyla erkeklerle muhatap olmayacağımdan, benim bu düşüncelerim yüzünden çocuklarımızı yanlış insanların yetiştirdiğinden bahsediliyor ve ben susuyorum. tercih yaptım, yapıyorum gibi bir kaç gündür oyalanıyorum, yani zamanımı da israf ediyorum. daha bu gün dinledim hoyratça kullanılan zamanın ne olduğunu… Baba rızası çok önemli biliyorum ancak bazen sırf iş arkadaşları sorduğunda atanamamış olmamı söylememek için bile bu kadar ısrarcı olduğunu düşünüp kalbimi ona karşı katılaştırıyorum. Bana bu konuda yardımcı olsanız. ne yapmalıyım diyemiyorum ancak sizin de fikrinizi almak istiyorum.

Selamünaleyküm.

Bayanların çalışması ile alakalı gelişmeler, akıl ve bilimsel bir kuralla izah edilemeyecek kadar hızlı gelişmektedir. Son yirmi yıl içinde bayanların çalışması etrafındaki gelişmeler belki de iki asırlık gelişmeden daha hızlı olmuştur. Bayanların çalışması veya çalışmamasını ele almaya gerek görmüyorum. Zira, ‘bayan çalışabilir’ şeklindeki kati bir söz de hatalıdır, ‘bayan çalışamaz’ şeklindeki kati bir söz de hatalıdır. İki üç noktadan aşırıya kaçmadan, ortasında söylenebilecek bir söz, fıkıh kuralları açısından daha yerinde olur. Bayanın, çalışabileceği durumlar vardır, çalışmasının uygun olmayacağı durumlar vardır.

Burada dikkatten kaçmayan iki nokta vardır. Birincisi, çalışma husususnda bayanla erkeğin denk hâle gelmesidir. Artık ‘bayan çalışabilir mi?’ şeklinde bir soru yoktur. Çalışmasının adeta alternatifi yoktur bile. Bu ise, batılı kültürün içimizde bir hayat tarzına dönüştüğünü, adımız İslam ama tavrımız Batı, mantığına doğru kaydığımızı gösteriyor.

İkincisi ise şudur: Bayanların çalışması, bir çalışma, iş sahibi olma konusu olmaktan çıkmış bir onur konusu durumuna gelmiştir. Neredeyse Müslüman bir baba ve anne, kızının çalışamaması hâlinde aç kalacağını, evlenemeyeceğini düşünecek olmuştur. Bunun sonucunun nereye dayanacağını konuşmak bile aklımıza gelmemektedir. Bu arada bizim, neyi kaybettiğimiz neyi kazandığımız gündem bile olmuyor.

Bir başka açı da, bu esnada ‘dine hizmet’ ya da ‘Diyanet’te görev alma’ gibi imanımız açısından şirin ifadelerin arkasına gizlenmedir.

Sizin endişelerinizi gayet makul buldum. Babanıza böyle bir hususta itaat etme mecburiyetiniz yoktur. Nezaketle ve tutarlılıkla görüşünüzü beyan edebilirsiniz. Sizin, ‘anne’ olma kabiliyetinizi köreltebilecek hiçbir emri size kimse emredemez. Kalbinize danışın, aklınızı kullanın. Allah’a emanet olun.

Selamünaleyküm.

Nureddin YILDIZ

www.twitter.com/nurettinyildiz
www.facebook.com/nureddinyildiz
www.sosyaldoku.com
www.fetvameclisi.com
www.ailehayati.com
www.gencdoku.com