Futbol Masum Bir Oyun mu Kitlesel Bir Uyuşturucu mu?

Selamünaleyküm hocam.

1- Futbola Müslümanın mesafesi ne olmalı, kalbinde ne kadar yer tutmalı ya da tutmamalıdır?  Düzenli olarak maçları takip etmek, o maçlar üzerine sohbet edip kritik yapmak, hatta Türkiye ligi yetmezmiş gibi Avrupa futbolunu da takip etmek, oyuncuların özelliklerinden kulüplerin mal varlığına kadar her meselesine merak duymak ve maçları izlemek için  ücretli TV kanallarına abone olmak mümin sıfatıyla bağdaşır mı?

2- İşi futbol olmayan kamuya ait bir işletmede kamunun parasal  imkânları ile futbol takımı kurmak, ihtiyaçlarını karşılamak, şehir dışına  gitmek, ikram ve ödül vermek, hatta sadece oyunculara değil seyircilere de desteklerinden dolayı hediye, seyahat ve ikram sunmak caiz midir? Hocam sizden aydınlatıcı bir cevap bekliyorum. Allah’a emanet olunuz.

Aleykümselam.

Futbolun bu asrın en büyük putlarından biri olduğu tartışılamaz bir  gerçektir. Etkisi ve gücü itibariyle bakıldığında cahiliye döneminin putlarından kat kat daha tehlikeli olduğunu da söyleyebiliriz. Tehlike oluşunun en önemli yönü ise futbolun, din ve ırk ayrımı yapmadan herkesin gönlünde bir sevdaya dönüşmüş olmasıdır. “Düşmanla dostu bir araya getirebiliyor.” görüntüsünü futbol kadar sağlayabilen ikinci bir alan neredeyse yoktur. Bir başka husus da, futbol üzerindeki bütün hataların  bağışlanabilir olmasıdır. Kulüplerin futbol üzerinden para dünyasına dalmaları bir yana adeta futbol her şeyi silebilen büyük bir temizleme gücü  olarak görülmektedir. Yeni nesillere futbolcuların saç şeklinden düşünce  tarzına kadar her şey birinci dereceden etki etmektedir. Devletler de vatandaşlarını futbol uyuşturucusu ile iyi uyutmakta ve iktidarlar iktidar koltuğunda futbola hizmet ettikleri kadar rahat etmektedirler.  İdarecilerin futbol üzerinden haramları helalleştirmeleri kimseyi  kandıramaz. Başkalarının yaptığını haram olarak görüp futbol kulüpleri üzerinden kendilerinin yaptığı sosyal bir hizmet hatta dine hizmet, dine  insan kazanma olarak görmelerini sadece gülünç ve modası geçmiş bir tiyatro olarak görmek istiyorum. Bütün bunlara baktığımızda yeni bir söze gerek kalmayacak açık bir sakınca görülecektir. Ne yazık ki, insanlara din öğretmek ve önder olmak durumundaki cami imamlarından Kur’an muallimlerine kadar pek çok Müslüman insan da bu ağlara takılıp şeytanın golü durumuna gelmişlerdir.
Kime ne diyeceğimizi şaşırmış durumdayız. Zira futbol aleyhinde konuşmak sadece tehlike değil yer yer bir vatan düşmanlığı düzeyinde suç olmaktadır. Bir gün insanlar: “Giderse gitsin vatan, gelsin futbol!” deseler doğrusu şaşmayacağım.  Biz bir mü’min olarak meseleye nasıl bakmalıyız?  Bir kere biz, putun her çeşidine itiraz ederiz; putu adı ne olursa olsun,  kendisine kilitleyen her şey puttur ve kabul edilebilir değildir. Bu açıdan futbolla alıp vereceğimiz bile yoktur. Zira futbolun bir spor olduğu da  tartışılabilir durumdadır. Ne kadar spor için yapılıyor ne kadar kitlesel eroin olarak kullanılıyor, bunu bilemiyoruz.  Müslüman insan dolu insandır, aklı doludur, hayatı doludur, işi doludur, gözü doludur. Futbol dolu insanların işi değildir. Hayatın yükünü unutmak için statlara doluşan insanlar gibi yaşamayı hiçbir mü’min kabul edemez.  Bizim takımımız da bellidir işimiz de. Dua edelim, putların kırılacağı günü bize göstermesi için Allah’a dua edelim.
Selamünaleyküm.