292) Ticari olup olmadığı husunda tereddüt yaşanan malın zekatı hk.


292) Ticari Olup Olmadığı Hususunda Tereddüt Yaşanan Malın Zekâtı hk.
 
Bismillah
Elhamdülillah, vessalatu vesselamu alâ Resûlillah
Buradaki tereddütten kastımız şudur; “Satayım mı, kullanayım mı?” Yani “Ticari midir, kullanımlık mıdır?” diye bir tereddüt varsa bu çözüm şöyle hallolur: Eğer satın alırken “Burayı satacağım.” diye niyet ederek aldıysa, hâlâ içinde tereddüt bulunsa da “Satmayabilirim.” dese de o nihayetinde satılık diye bekliyor. “Burayı alayım, ilerde değerlendiririm.” diye bir tereddütle aldıysa yani %100 ticari bir niyeti olmadan “Ne bileyim? Ucuza buldum, bu arsayı aldım.” şeklinde yorum yapıyorsa burada bir ticaret niyeti yoktur. Dolayısıyla zekât gerekmez. Çünkü zekât ibadettir. İbadetler niyetle hallolurlar. Niyetle yerine gelir. Nasıl namaz kılarken bir Müslüman “Niyet etmedim ama ikinci rekâtta niyet ederim.” diye bir tereddütle namaz kılamıyor. Ticaret diye karar vermeyen bir Müslüman’ın da satma kararını kesinleştirmeyen bir Müslüman’ın da o arsa için zekât vermesi gerekmez. Çünkü yapacağı şey, henüz %100 ticaret yani satmak değildir.

 
Velhamdülillahi Rabb’il âlemîn.