262) Alimlerin Farklı Görüşlerine Karşı Nasıl Bir Tutum Sergilemeliyiz?


262) Âlimlerin Farklı Görüşlerine Karşı Nasıl Bir Tutum Sergilemeliyiz?
 

Bismillah
Elhamdülillah, vessalatu vesselamu alâ Resûlillah
Dinimizi âlimlerden öğrenmeye mecburuz. Âlimlerin olmadığı bir ortamda pratikte de bir din öğrenmek mümkün değildir, gerçekte de böyle bir şey kabul edilemez. Ama âlimler farklı farklı konuşuyorlar. Bunun sebebi başka şeyler şüphesiz. Yani farklı farklı konuşmaları bir kasıttan dolayı kaynaklanmıyordur diye biz biliyoruz, öyle istiyoruz, öyle umuyoruz.
Bir Müslüman dinini öğrenmek için âlimlere gidecek. Âlimleri dinliyor, okuyor; âlimler farklı farklı söylüyorlarsa, birinin beyaz dediğine diğeri gri, öbürü kırmızı diyorsa ne olacak? İki cevabımız var. Birincisi; bir Müslüman keyfine uygun olanı arıyorsa, âlimlerin sözlerinden, cevaplarından, zaten ona diyecek bir şey yok, keyfine göre çözecek sorunu, bu cahil kabul ettiğimiz alimin peşinden giden insan. Yapacak bir şey yok. Keyfine göre bir çözüm arıyorsa o çözüme göre hareket edecek. Onun akıbeti Allah’a kalmış. Ama normalde Müslüman böyle bir şey düşünmez. Cenneti-cehennemi düşünerek, Allah’ın rızasını düşünerek âlimleri dinliyordur, âlimleri okuyordur. Âlimler de farklı şeyler söylüyorlar. Bunun çözümü çok kolaydır.
Bir Müslüman Allah’ın rızasına daha uygun, daha ihtiyatlı, daha tedbirli, haramdan daha uzak tutmayı, ibadet yapmayı daha çok teşvik etmeyi öne çıkaran âlimin görüşünü öne alırsa kıyamet günü hak sahibi olur. “Ateşten daha uzak olduğuna inandığını, daha çok ibadet yapmayı, haramdan daha çok uzak tutmayı teşvik edeni aldım.” dediğinde âlimin peşinden gitmekle hiçbir şekilde vebale girmiş olmaz. Keyfine, parasına ve çıkarına daha yakın gördüğünü öne çıkaran Müslüman’a göre.

 
Velhamdülillahi Rabb’il âlemîn.