“22 yaşında ruhunu ve özünü kaybetmiş birisiyim…”

Hocam, ben 22 yaşında ama ruhunu ve özünü kaybetmiş biri gibiyim adeta. Zinaya düşmedim ama defalarca defalarca bile bile yaklaştım pişman oldum dedim. Birkaç sene tutabildim tövbemi. Sonra yine yine işlemeye devam ettim. Çok çok yaklaştım ve o fiili işlememiş olmam da benim vicdanımı rahatlamıyor hiç. Artık utanıyorum Allah bile demekten. Ben çok utanıyorum kendimden. Soğudum bir de okuduğum fakülte islami ilimler ama hiç mi hiç layık olduğumu düşünmüyorum. Başta kulluğa layık olamadım çünkü ve okulumu da uzattım zaten. Ama bu halimle de devam edebileceğimi sanmıyorum bırakmayı düşünüyorum. Okulla ilgili sorunum yok. Başıma gelenlerin hepsi bu icat olmayasıca akıllı telefonlardan geldi hep zaaflarıma yenik düştüm. Nefsim beni ezdi geçti hep. Hocam bile bile günah işliyorum işlerken evet biliyorum günah diyorum ama yapmaya da devam ediyorum bu kadar kötü iğrenç hayasız bir duruma düşmüşüm ki manevi anlamda yıkıldım. Hocam size de hiç utanmadan nasıl yazıyorum hâlâ bilmiyorum ama halim hiç iyi değil hocam. Sözü size bırakıyorum…

Böyle bir koğuşturma yerine tevbeye devam etmelisin. Kırk kere yıkıldığın yerden kırk birinci kere dikilmeye çalışmalısın. Şeytan seni batırdı diye o batırma sahnesini tekrar tekrar izlemene gerek yoktur. Kalk ve yeni/doğru olan işi yap. Arkadaşlarını değiştir. İbadetlerine canlılık kazandır. Ortam temizliği yap. Zikir yap. Kur’an oku. Yüksek sesle oku. Anne babanın duasını alacak işler yap. Yazı yaz, şiir yazmaya çalış. Ders dinle. Ama asla yıkılmaya razı olma. Binbir kere bozduğun tevbeyi binikinci kere koruma azmi ile yaşa ki şeytan senden korksun.

Etiketler: , , , ,