Zikir nedir?

Bu videoyu bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

Bu videonun sesini bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

‘Zikir nedir?’ adlı videonun yazılı dökümanı aşağıdadır.

Zikir nedir?

Bütün Müslümanların bildiği bir kelimedir “zikir”. Zikir, Arapça’daki “zekara” kelimesinden türemiş bir kelimedir; hatırlamak demektir, Allah’ı zikretmek, Allah’ı hatırlamak demektir. Bunun için bir Arap hatıratını yazdığı zaman “zikriyyat” deniyor, hatıralar, akılda kalanlar, hatırlananlar, geçmişten hatırlananlar demek. Zikir, Kur’an’ın ısrarla Müslümanlara tavsiye ettiği bir ibadettir, Allah’ı zikretmek. Resulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin mübarek hadisi şeriflerinde zikir defalarca tavsiye edilmiştir, övülmüştür çünkü zikir bir ibadettir. Tasavvuf menşeinin temel uygulaması da zikir uygulamasıdır. Zikir neydi; Allah’ı hatırlamak. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemden ısrarla en yoğun ibadet olarak ne yapması gerektiği anlamında yönlendirme bekleyen sahabiye, aleyhisselatü ve selem efendimiz ne tavsiye buyurmuş; “dilin zikirle canlı kalsın.” Dilinden zikiri kurutma hiç yani hep zikret. Gayet açık, Allah’ı zikretmek Kur’an’ın, peygamberin ömrüdür, bu zikir üzerine de büyük bir müessese olan tasavvuf kurulmuştur. Burada ilave edilecek bir şey yok. Zikrin önemini anlatmaya da gerek yok, Allah emretmiş, hadisler övmüş; “Allah’ı zikredenler” diye başlayan ayet var. Ayakta, otururken, yatarken Allah’ı zikredenlerden bahsediyor Kur’an. Müslüman Allah’ı zikreden biridir. Ancak bu zikir, hatırlamak sadece beyinde Allah’ı hatırlamak mıdır? Sadece dille “Allah” demek midir? Evet bunlar zikirdir. Ama İmam Gazali’ye dönüyoruz; Allah yolunda şehid olmayı zikrin en üstünü olarak tanıtıyor. Meydanda Allah için şehid olmakla eline tesbih alıp “subhanallah” demek zikir kelimesiyle nasıl anlatılıyor? Buradaki mantık ne mantığıdır? Şehid Allah için canını verirken Allah’ın, “benim yolumda ölün, canınızı verin” emrini hatırlıyor ya, zikir bu. Yoksa bankadaki faizli hesabın cüzdanı cebindeyken elindeki tesbihle “Subhanallah, Allahuekber” demek beklenen bir zikir çeşidi değildir. Yahudisinden Hıristiyanına kadar küfürden ödü patlayan bir Müslümanın ve Allah’ın dininin er geç yeryüzünün üstün sözü, Allah’ın kelamının da tek söz olacağına canı kadar, eli kadar, gözü kadar, kulağı kadar, gördüğü nesneler kadar itimadi olmayan bir Müslümanın elinde tesbihle “Allahuekber” demesi zikir midir? Dil “Allah en büyüktür” diyor, beyin “filan kâfir gücün İslam’ı ezip geçebileceğine” inanıyor. Küfrün İslam’ı bir daha ayağa kalkamayacak şekilde yere yatırabileceğini zannediyor. Kalpte, beyinde bu evhamlar varken “Allahuekber” demek nasıl zikir olur? Zikir en büyük ibadettir. Çünkü mü’min her yerde Allah’ı en büyük bilmek, O’nun dinini ve şeriatını tek güç, tek hâkim olarak bilmek durumundadır. İşte böyle olunca da mü’min otururken, yürürken, yatarken Allah’ı zikretme vasfını yakalayabilir. Kur’an bu tip zikirden söz ediyor. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bu zikri övüyor, bu zikrin sahibi mü’minler, işte ashab-ı kiramdılar. Onlar Allah’ın veli kulları oldular.

bir umut bir mektup