Sen Daha Gençsin. Başörtün Bari Siyah Olmasın

Selamünaleyküm hocam.

20 yaşında üniversiteye yeni başlamış bir kızım. Utanarak söylüyorum ki bu yaşıma kadar ne tesettür umurumdaydı ne de namaz, annemin bütün uğraşlarına rağmen… Bu sene üniversiteye gidince, yurt arkadaşlarım ve en çok da merak edip sizi dinlemiş olmam sayesinde kendimi sorgulamaya başladım. Biraz benim bilinçsizliğim biraz da babamın sorumsuzluğu ve onun bu sorumsuz tutumları sonucu, evin neredeyse bütün yükünü omuzlarına alan annemin, ‘Oku, ekonomik özgürlüğünü eline al’ fikri neticesinde, ki burada annemi suçlamıyorum. Çünkü ben de öyle düşündüm ve akademisyen olacağım hedefiyle üniversiteye gittim. Ama şimdi oturduğum sınıftan da, kendime koyduğum hedeflerden de rahatsız oluyorum. ‘Bu değil!’ diyorum sürekli… Aradığım, olmak istediğim, yapmam gereken… Sadece üniversite konusunda değil hayatımın her alanına ilişkin planlarıma artık ‘böyle olamaz’ gözüyle bakıyorum.  Ama işlemeye başlayan planlardan ve hayat düzeninden de vazgeçmem kolay olmuyor. Geriye baktığım da gördüğüm ben ile, olmak istediğim ilerideki ben fazlasıyla farklı ve bu geçiş hali beni çok zorluyor… Bunca sene kapanmam için ısrar eden annemden de, aldığım tesettür kararına karşı, ‘Sen daha gençsin. Başörtün bari siyah olmasın. Bu pardösü çok bol’ gibi daha ilk kararımda eleştiri alınca, bu tepkisi sadece sözle olsa da, şevkim kırılıyor… Anneme danışmak-konuşmak da içimden gelmiyor…  Hocam sizden dinlediğim o ‘saliha kadın’lara nasıl özeniyorum bir bilseniz… Bunu kalbim ve aklım onaylasa da, bazı konularda 20 yıldır şımarmış nefsim onaylamıyor ve beni zorluyor. Bu şekilde size sormam doğru mu bilmiyorum ama, öğrenmeye sizinle başladığım için yardımı da sizden almak istedim… Hocam kendimi nasıl değiştireceğimi, bu konuda nasıl bir yol izlemem gerektiğini bilmiyorum.  Allah’a dua ediyorum, hakkımda hayırlısını vereceğine de güveniyorum… ama… hayatımda fazlasıyla ‘ama’ var… Söyleyeceğiniz şeyler benim için çok önemli… Tavsiyelerinize ihtiyacım var. Umarım anlatabilmişimdir derdimi. Bana yol göstermenizi istiyorum. Bir de sizden bir kitap listesi rica ediyorum…  En basitten başlayarak. Kendi kendime kitap seçmekte, sıraya koymakta zorlanıyorum. Allah sizden razı olsun.

Ve aleykümselam ve rahmetullah

Kızım, çok uygun bir yaşta ve çok güzel bir virajdasın. Seni bu düşünce ve hasretinle on yıl sonra görmeyi hayal etmek bile beni heyecanlandırıyor. Umarım bu sözlerim sana faydalı olur, dua etmene vesile olur. Ümmetimin yarınında adı olan mücahide bir hanım olman için dualar ederim.

Kızım, ilk iş tohumdur. Sonra tohumu dikmek ve ardından da ona bakıp büyütmektir. Bu yapılınca, büyük bir ağaç önümüze çıkar.
Sana da önce bir iman tohumu gerekiyordu, bak onu bulmuşsun elhamdülillah. Ne güzel etmişsin, içini iman tohumu ile yeşertmişsin. Bu büyük bir merhaledir, mükemmel bir başlangıç olmuş. Gerisi emin ol çok kolay olur.

O iman lezzetinin kıymetini bil. Bin hatan, bin bir yanlışın olsun da yeter ki o ‘Rabbim benim!’ diyebilen imanın canlı olsun. O arayışın her şeydir senin için. Bu nokta çok güzel.

İkinci olarak da elindeki iman fidanını dikmendir. O dikme de, senin arkadaş çevren ve sana kültür oluşturan unsurlardır. Bunun için bir nebze yorulacaksın. İnternetten arayacaksın. Çevrenden seçeceksin. Yılmayacak ve yorulmayacaksın.

Üçüncü olarak da, elindeki fidanı diktikten sonra ona bakman ve onu kollamandır. Bu da ibadetlerin ve duandır. İbadetlerini, başta namaz ve Kur’an okumak olmak üzere canlı tut. Bilmiyorsan hemen Kur’an öğren. Senin için bir hafta bile sürmez onu öğrenmek. Sonra da aç yüreğini, göklere kadar yükselecek bir iç seslenme ile seslen Rabbine. Oku da oku o kitabı. Bak ne huzur dolu anların olacak.

İbadetler çok önemli, unutmayasın. Namaz en önemlisi olmak üzere, ibadetler çok önemli. Becerebildin mi ibadetten lezzet almayı, seni ateşe atsalar da, cayır cayır yanarken serin bir nefes alırsın sanki. Düşsen suya, denizin diplerine kadar indirilsen, sen neşe saçarsın yine de. İbadet çok önemli. Buluşuncaya kadar Rabb’ine ve erinceye kadar cennet diyarına..

Bir de dua önemlidir. O kadar ki, nefes alıp vermen bile bir duaya dönüşsün zaman zaman. Dilin mırıldanırken söyleniver sen, dertlerinle de rahatla… Almaya gör duadaki lezzeti, bir daha geri duramazsın, elin dua eder, dilin eder, gözün eder, kulağın eder…  Akşam sabah dua olursun sen.

Ve en önemli nokta kızım,
İlimsiz kalmayacaksın. Dinin ne ise o dinin ilmi sende o olacak.. Devşirme değil asîl bir ilmin olacak hem de. Her gün ilmini bir basamak yükselteceksin. Kural budur.
O ilim basamaklarını tırmanırken de yapman gereken ne yeni ve heyecanlı işler göreceksin de için dolacak, yüzün gülecek biiznillah.

Bir de sana küçük bir ikazım olsun da, anlamını idrak ettiğin zaman bu ağabeyine dualar edersin, seni hayra yönlendirmiş olduğum için:
İyi bir mümine olarak yaşamak istiyorsan, sana yoğun bir enerji gerekir. Enerjin ise, çabuk tükenir bir değerdir. ENERJİNİ ASLA MÜMİNLERLE TARTIŞARAK TÜKETMEYECEKSİN, ASLA!
Hele hele anne babanla tartışma, onlarla inatlaşıp sürtüşme. Hak bildiğin şeye karşı sana inatla dikilseler bile sen onlarla sürtüşme. Evet, hiç bir zaman taviz veren biri olma ama, enerjini de tüketme.
Senin yaşıtlarınla ve arkadaşlarınla da gereksiz yere tartışma. Doğru bildiğin şeyleri onlarla tartışarak güçlendireceğini zannetme. Ne onlar seni ikna edebilir ne de sen onları ikna edebilirsin ama ikiniz de birbirinizi eritirsiniz. Sabredeceksin ve kazanacaksın. Sabır senin silahındır. Sabır sensin. Sabır senin cennetindir. Sabır hasretin olan hedefin ta kendisidir. Ona göre davran ve ayağa kalk kızım.

Seni Allah’a emanet ederim.

Selamünaleyküm
Nureddin YILDIZ
facebook.com/nureddinyildiz
twitter.com/nurettinyildiz