Psikoloji öğrencilerine mektup

Ben üniversite 3. sınıf öğrencisiyim. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde okuyorum. Biz üniversitede altı kardeşimle beraber sohbetler yapmaya, insanlara bir kelime de olsa bir şeyler anlatmaya gayret ediyoruz, elhamdülillah. Bu konuda sizin sohbetlerinizi takip ediyoruz. Biz sıradan psikolojik danışmanlar olmak istemiyoruz. Alanımızı Allah yolunda hizmet ve davet için faydalı kılmak istiyoruz. Ama bu konuda ne yapacağımızı, nereden başlayıp nasıl devam etmemiz gerektiğini bilemiyoruz. Çünkü tamamen batılı kaynaklardan öğreniyoruz psikolojiyi. Onların teknik ve yöntemlerini kullanıyoruz. Kardeşlerimle beraber İhya okumaları yapmayı düşünüyoruz inşallah. Ama İhya ve psikolojiyi nasıl sentezleyeceğiz onu bilemiyoruz. Bize bu konuda neler önerirsiniz? İhya okumaya ek olarak neler yapabiliriz? Bu alanı dinimiz için hizmete nasıl dönüştürebiliriz?

Psikolog hanım, şu anda talebeliğiniz devam ediyor olsa da ben size yarınki adınızla hitap etmek istiyorum. Allah’tan dilerim, ümmetimin insanına ‘Allah’ın kullarına hizmet’ şuuru ile hizmet edenlerden olursunuz. Endişeleriniz olabilir, şu anda yetersiz kalabilirsiniz ama hayat bugünden ibaret değildir.
Kendinizi basit görmeyin.
Mesleğinizi küçük görmeyin.
Hayatı bugünle sınırlı tutmayın.
Allah’ın yardımından kopuk kalmayın.
Ve bilin ki:
Mü’min olarak bulunduğumuz her konum, dinimiz yaşamak ve dinimize hizmet için bir yolla değerlendirilebilir konumdur. Hiç kimse bir şey yapılamayacak durumda olduğunu söyleyemez. Zira bizim yapacağımız işlerin en azından kalb boyutu vardır. Kalbimizi, dinimizi yaşamaya ve yaşatmaya kilitleyerek bir şeyler yapmamız mümkündür. Pek çok peygamberin bu dünyada yapmak arzusu ile kavruldukları işleri, yapabildikleri ile ölçülemez boyuttadır. Allah Teâlâ ise onları en güzel amelleri ile kabul buyrmuştur. Bu inceliği hiçbir zaman unutmayalım. Eğer Allah için yapacaksak kural böyle başlar. Allah için olmayacaksa zaten ortada konuşulmaya değer bir şey yoktur.
Sizim okuduğunuz alan, insanın iç duyguları ile alakalı bir alandır. Buna kolay anlaşılsın diye ‘ruh dünyası’ da diyebiliriz. Dolayısıyla sizin Kur’an bilmedikçe iyi bir meslek sahibi olmanız sadece hayaldir. Çünkü Kur’an bizim için ruhtur, ruhi hayatımızın reçetesidir.
Önce güzel bir Kur’an bilginiz olsun. Elinizin altında bir tefsir ders kitabı gibi bulunsun. Belli ayetlerin tefsirini hazmetmiş olun. Kur’an’ımızı anlama üzerine dersler alın.
İkinci olarak da Peygamber aleyhisselam efendimizin hadislerinden özellikle sizin mesleğinize hitap eden hadisleri şerhleri ile beraber öğrenmeye çalışın. Yaklaşık olarak bir Riyazussalihin hacminde hadis birikiminiz olsun.
Bundan sonra ise İhya gibi kitaplar size kendiliğinden açılacaktır zaten. Yeter ki şunu unutmayın: İhya’da ‘psikolojinin filan kuralının dine göre olanı’ şeklinde bir bölüm aramayacaksınız. İhya’yı okuyacaksınız ve onun içinde sizin mesleğinizle kesişen noktaları siz tespit edeceksiniz, altını çizip çevrenize yayacaksınız. Bu da sizin, kendi mesleğinizi iyi okumuş olmanızı gerektiriyor. İhya ve diğer İslam eserlerinin tümü için geçerlidir bu.
Korkmayın, çalışın.
Birbirinize Allah için bakan ve yardımlaşan güzel bir grup oluşturun. Bilhassa kadınlık negatifliklerinden o grubu uzak tutun. Basit gündemlerle mesela birbirinizin özel ilgileri ilo o grubun enerjisini eritmeyin.
Güzel bir kütüphane oluşturun. Herkes ilgi alanına göre kitaplar edinsin. Sonra da birbirinizin kitaplarını internet ortamında da olsa ortak kullanıma koyun. Birbirinizle birikim paylaşımını ciddi bir şekilde yapın.
İstişare ettiğiniz bir hoca kadronuz da bulunsun. Bu hoca kadrosu hem mesleğinizden hem de Şeriat’ınızdan size bilgi ve tecrübe aktaracak isimlerden olsun.
Kendinizi hiçbir zaman ‘ilminde sona gelmiş’ görmeyesiniz; bir şeytan hilesidir o. Ölene kadar talebe kalın. İlmin peşinde koşun. Yorulmayın, usanmayın. Size tembellik bulaştıracaklardan uzak kalın.
Mesleğiniz şu anda imana uzak insanların elinde olabilir. Biiznillah siz o meslekle iman arasında köprü olacaksınız. Çok okuyun. Güzel notlar tutun. Sabırlı olun. Zamanı çok iyi kullanın. Dinin içinde üretilmek istenen fitnelerden uzak durun. Felsefe olsun diye din konularını konuşmaktan kaçının.
İbadetlerinizi sakın ihmal etmeyin. Bilhassa namaz sizin bereketinizdir. İbadet olarak Kur’an okumayı unutmayın.
Bütün bunlar sizin Şeriat üzere olmanızı sarsacak işlere neden olmasın. Başta mahremiyet ilkeleri olmak üzere dinin inceliklerini asla çiğnemeyin. Allah için iş yapacağınızı söyleyerek şeytana hizmet etmeyesiniz.
Vaktinizi özünüz olarak bilin. Hiçbir zaman saatlik randevularınız olmasın. Dakika üzerinden çalışın.
Çok dua edin. Dua edin ki, Allah yaptığınıza bereket ihsan etsin.
Bize de dua edin.
Nureddin YILDIZ
facebook.com/nureddinyildiz
twitter.com/nurettinyildiz