Nefis ile mücadelede amel ölçümüz nasıl olmalıdır?

Hocam ben on sekiz on dokuz yaşlarına kadar sadece ramazanda oruç tutan cumaları namaza giden kuran bilmeyen haramı helali bilmeyip Allah’ın koyduğu sınırları aşan bir kimse idim. Bu dönemi cahiliye dönemim olarak adlandırıyorum. Elhamdülillah hidayeti bize yetişti de salih insalarla, sizinle, Ahmet Yaşar Hoca efendi ile ihsan hocamla tanıştırdı. Allah sizleri vesile kıldı. Bizler de bir nebze hakikatin farkına vardık. Allah hepinizden razı olsun. Biz biliyoruz ki Allah ve Rasulu bize ne emrettiyse ne yasakladıysa onda hayır vardır. Bildiğimiz halde neden Allah ve Rasulüne ittiba edemiyoruz. Hala cahiliyeden kalma günah ve haramlarda ısrar edip duruyorum. Bu da beni daraltıyor. Kitaplardan, sizlerden de öğreniyoruz. Fakat amel noktasında sorunlarım var. On sekiz on dokuz yaşına kadar gerek aile, gerek çevre, hep dünya peşine koştuğumuzdan kalplerimiz zaten hastalıklı verdiğiniz ilaçlara kurtuluş reçetelerine uymaya çalışıyoruz. Fakat birden yüklenince de nefse ağır geliyor bunun dozajı nasıl ayarlamalıyız? Nefisle olan mücadelemiz öğrendiğimizle amel etmede ki ölçümüz nasıl olmalıdır?

Hayatı mü’mince yaşama emelimiz, hayat boyu sürecek mücadelemizin adıdır. Bir aya veya bir yıla sıkıştırılmış dindarlık eğitimi bir tür tuzak olabilir. Böyle düşünmeyin; bunun yerine beş vakit namazın bir güne yayılmış haline ‘namaz kılma görevimiz’ dediğiniz gibi, Allah Teâlâ’nın emir ve yasaklarını hayatınıza yerleştirme görevinin bütününe de dini yaşama adını verin. Bir gün heyecanlı, ertesi gün sönük geçen dindarlığınızı da nabzınızın atışı gibi algılamaya çalışın. Size özellikle şu ilkelerden yol almanızı tavsiye ederiz:
A- İmanınızı korumayı esas göreviniz bilin. Ölün dirilin, tekrar ölün dirilin ama imanınızı zedelemeyin, zedeleyebilecek ortam ve davranışlardan uzak durun.
B- Allah’ın haramları olarak bildiğiniz şeylerden uzak kalmayı, Mü’min olarak kalmanın temel şartlarından biri diye bilin, tatbik edin. Haram ve siz bir araya gelmez ilkesi ile yaşamı gaye edinin.
C- Allah’ın farzları olarak önünüzde duran hususlardan taviz vermeyin. Eksik kalan her farz sizin için yapınızdaki eksik tuğla niteliğinde olsun,
D- Sosyal kimliğinizi iyi doldurun. Başta ebeveyniniz olmak üzere insanların üzerinizde hakkı kalmasın.
E- İşsiz olmayın. Emekliliği değil, YAŞADIKÇA ÇALIŞIYOR OLMAYI ilke ve gaye edinin.
F- Eşinizle bir İSLAM MEDENİYETİ kurmayı arzulayın. Bunun için aileniz olsun. Bunun için bütçeniz olsun. Bunun için yaşayın. En azından evinizi bunun için canlı tutun.
G- Dua başta olmak üzere, zikir ve benzeri faaliyetleriniz sizi canlı tutacaktır bunu unutmayın. Sabırlı olun, Allah’a tevekkülünüz tam olsun. Allah’a emanet olun.