Mezhepler ve meselelerden önce… Önce camiler dolmalı!

Selamünaleyküm hocam. Ben ve bir kardeşimin sıkıntısı var; bildiğiniz üzere günümüzde her şey neredeyse fitne. Kur’an ve sahih Sünnet’i tam kaynak alarak hareket edip bu çıkmazlardan, tartışmalardan sıyrılmak istiyoruz. Diyoruz ki, İbn Hazm’ın dediği ekol gibi, Zahiriler gibi olalım veya siz mezhep kurun tâbî olalım. Bu sıkıntılardan nasıl kurtulabiliriz hocam? Allah sizden razı olsun.

Aleykümselam. Yeni bir mezhep ihtiyacımız yoktur. Eğer gayemiz Allah’ın kitabını, Peygamber aleyhisselamın Sünnet’ini anlamak ise onu anlayan ve önümüzde duran; ilmine, takvasına ve ferasetine milyarlarca mü’minin, ilim adamının şahit olduğu Ebu Hanifeler vardır. Var olanı tekrar icat etmenin ne gereği olacak? Eksiğimiz bir mezhebin varlığı değil, kıymet bilip var olanın izini sürememektir. Tembelliklerini, cehalette yüzüşlerini ve boşlukta kalışlarını örtmek için bu ümmetin büyüklerini tahkir edenlerin önce kim olduklarını incelememiz gerekir. Bu ümmet tarih sahnesine çıktığı günden beri sürekli dış/iç tehditlere maruz kalmıştır ama hiçbir zaman özünü kaybetmemiştir. Bu bir imtihandır; dökülen olur, eriyen olur; onlar gider, diğerleri gelir. Bir de İbni Mesud’ları, Ebu Hanifeleri Allah’ın nimetinin eseri olarak gören ve bununla haz duyan kullar da olur. Herkes olacak. Bu meydan herkesin dolaşması içindir. Görüntülere, şirin sözlere, koca koca balonlara aldanmayın sakın.
Mezhebimiz vardır. Ebu Hanifemiz bize yeter. Gelin, var olanın kıymetini bilelim, elimizdekini değerlendirelim. Mobilya değiştirir gibi mezhep değiştirilmez. Elbise eskitilir gibi âlim eskitilmez. Mü’minliğimiz, ümmetin dinamikleri ile oynamaya mani olmalıdır. Yeni mezhep kurunca topraklarımızdaki tehdit mi azalacak? Yeni mezhep insanları sabah namazına mı dolduracak?
Allah’a emanet olun.
Nureddin Yıldız
facebook.com/nureddinyildiz
twitter.com/nurettinyildiz