İbni Arabî Hakkındaki Kanaatimizi Soranlara

Selamünaleyküm,
Muhiddin İbni Arabî’nin Fütûhât-ı Mekkiyye isimli eserinde geçen “Hz.Muhammed cennetin gümüş taşıdır, ben ise altın taşıyım” sözü nasıl anlaşılmalıdır?
Ve bir kitabında “Evliyalar peygamberlerden üstündür. Çünkü peygamberler aracıya sahipken (Cebrail (as)’ı kast ediyormuş) evliyalarda aracı yoktur” diyormuş.
Ve Muhiddin İbni Arabî Peygamberleri eleştiriyormuş. Bu sözler nasıl anlaşılmalıdır? Ya da böyle sözler kitaplarında mevcut mudur? Allah razı olsun.

Selamünaleyküm.
Öncelikle şu hakikati tekit edelim:
Bir mü’min insan hakkında ‘..muş’ lu ifadelerle ithamda bulunmak kabul edilemez. Hele hele o ifade o kişinin cehennemine sebep olacaksa bunu yapmak tehlikelidir. İbni Arabî’nin belirttiğiniz çerçevede pek çok sözü vardır. Hiç birini değerlendirmeye almak zorunda değiliz. O, dediği sözleri ile Rabbine gitmiştir. Umarım bu sözler, onun söylemediği, aksine ona sonradan yamanmış sözler olsun. Mecâzi de olsa bu tarz sözleri imanla yaşadığımız hiçbir mekânda telaffuz etmemeliyiz. Biz, bir insanın sözlerinden ne doğruyu ne de eğriyi cımbızla çıkarmakla mükellef değiliz. Dış yüzeyi itibarı ile ne anlaşılıyorsa onu anlarız.
 
Benim şahsi kanaatim şudur:
İbni Arabî, derin felsefe sahibi bir insan olarak, sonradan onun üzerinden isteyen istediği felsefeyi yaymaya çalışmıştır. Onun temel oluşturan sözleri de buna sebep olmuştur. Bugün tasavvuf gibi İslam’ın ince ayarları demek olan bir hareketin bu düzeyde tartışılması ve onu yaralayacak bu tür sözlere muhtaçmış gibi bir algı oluşturulmaya çalışılması, tasavvufun ilk isimleri olan Fudayller, Abdülkadirler -Allah onlara rahmetler eylesin- gibi isimlerin izini sürdüğü hâlde himmet ve çalışması onlara yaklaşamayanların, muamma isimler ve mefhumlar üzerinden açık kapatma gayreti olarak görülmelidir.
 
Tasavvuf bir felsefe hareketi değildir. Bilakis İslam’ın ince ayarlarını koruma gayretinin adıdır. Bu harekette de ilk ve tek örnek Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabıdır. Onlardan başka orijinal bir örnek iddiasında bulunulamaz. Dinimizi, felsefi desteğe muhtaç gibi görmek veya Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden başka ‘olmasa idi ne yapabilirdik?’ denebilecek bir insana mahkûm gibi algılamak ağır bir hatadır. Dinimiz mükemmeldir, yolumuz berraktır.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabı dışında bu ümmetten insanların tamamı, ne yaptıkları ve yapmaları gerektiği hususunda yarın, Allah’ın huzurunda akıbeti belli olacak işler yapıp gitmişlerdir. İyi yaptıklarını umduklarımızı hayırla yâd ederiz. Kötü yaptığına ittifak ettiklerimizi de ‘izi sürülmez arızalılar’ olarak görürüz. Haklarında tartışmak zorunda kaldıklarımızı da Allah’a havale ederiz. Ümmetimizin onca ağır meşakkatleri arasında bu konularla zayi edecek vakit bulamamalıyız. Allah muînimiz olsun.
Selamünaleyküm.

Nureddin YILDIZ
fb.com/nureddinyildiz
twitter.com/nurettinyildiz
instagram.com/nureddinyildiz