Hocam! Demokrasiyi Destekleyerek Biz Gençlere Neden Kötü Örnek Oluyorsunuz?

Selamünaleyküm sayın hocam,

Ben sizin derslerinizi uzun süreden beri takip etmekte olup, sizden istifade etmekteyim. Allah razı olsun.

Hocam benim size bahsetmek istediğim konu, demokrasi üzerinden siyaset yapılması ile alakalıdır.

Saygıdeğer hocam, siz Suriye konusunda neden bir tarafı desteklemediğiniz sorusuna verdiğiniz cevap, yarın muhalif gruplardan birinin demokrasi ve laikliği ilan etmeyeceğini nerden bilebilirim diyerek şüpheli şeyden uzak durmuştunuz ve o sakındığınız şeyden bugün haklı olduğunuz çok aşikar bir şekilde ortaya çıkmıştır. Ve şimdi hocam siz, demokrasiyi alenen kullanan ve onun üzerinden yürüyen bir takım insanlara âşikar bir şekilde destek veriyorsunuz. Demokrasiden bu kadar çekingen olan tavrınıza rağmen, neden Türkiye’de gerçekleşmekte olan demokratik  yapıya bu kadar rahat destek verebiliyorsunuz? Bugün biz Müslüman gençler olarak amacımız, demokrasiyi kullanmadan sadece has İslam ile yol almaktır. Allah’ın kuranı ve Rasulullah’ın sünneti ile yaşayıp, şeriat sistemini kurup o sistem üzerine hayat sürmek isteyen kişileriz ve sayılarımız da elhamdülillah her geçen gün artmaktadır.

Saygıdeğer hocam, sizin ve diğer hocalarımızın bu tavrı, bir nesli daha demokrasi üzerinden İslam olur mantığı üzerine yürümeye doğru götürüyor. Biz müminler olarak biliyoruz ki, nebevi metot hakim olmadıkça İslam kesinlikle dünyaya hakim olmayacaktır. Bugün Rasûlullah sallahu aleyhi ve sellem gelse, biz bu durumu rahatlıkla açıklayabilir miyiz? Ya da Hz. Ömer radiyallahu anh gelse, bu durumu ben bu adamların samimiyetine güvendim diyerek kestirip atabilir miyiz? Ve en önemlisi, yarın Allah’ın karşısında “Ya Rabbi, ben görünenle değil muhatabımın kalbindeki görüp iman ettim” diye nasıl açıklayacağız hocam? Müslüman olarak, zahire göre hükmederiz ve bugün ‘ben muhafazakar demokratım’ diye bas bas bağıran bir insana nasıl destek olabiliriz hocam?

Saygıdeğer hocam! Erbakan hoca ve onun nesli bu yoldan gittiler diye bir nesli daha demokrasi üzerinden İslam’ı hakim kılma düşüncesi üzerine sevk etmeyin! Gençler sizi çok seviyor ve sizin düşüncelerinize çok önem veriyor. Biz 28 şubatta ki zorlukları görmedik ama, bugün de bir Müslüman genç için çok büyük zorluklar yaşıyor ve biz Müslüman gençler olarak 28 şubatı düşünüp şükretmek değil, doğrudan nebevi bir metot üzerine İslam’ı hakim kılma düşüncesi taşıyoruz. İnşallah siz de “Sen ne gördün ki, ne söylüyorsun?” diyenlerden olmazsınız. muhterem hocam sizi çok seviyorum, istifade ediyorum. Allah çalışmalarınızı bereketlendirsin, Allah’a emanet olun..

Selamünaleyküm.

Güzel Harun’um,

Kardeşim,

Şu ‘Allah’ın dini ve Şeriat sistemini hakim kılmak isteyen gençler’siniz ya;

Sen şahit ol,

melekler şahit olsun,

Allah bilsin ki ben sizin hayranınızım, sizi seviyorum, size imreniyorum, sizin hizmetinizde olarak yaşayıp ölmek istiyorum. Siz o dediğiniz gibi olun, öyle yaşayın, öyle dik durun; bu ağabeyiniz sizin hizmetkârınız olsun, sizi sevdiği için cennete gireceği umudu ile yaşasın. Öyle olsun, öyle kalsın ilelebet..

Bu da son sözüm, nihaî itirafım ve yegâne temennim olsun. Sesimin yükseldiği kadar, canım tenimde kaldığı sürece size dua edeyim. Rabbim sizi korusun, sizi üstün kılsın. Ümmetimin umudusunuz siz, hayata vereceğimiz renksiniz siz. Bunları ben sana yazdım.

İki küçük dip notumu da sen bir kenara yaz.

Birincisi:

Hem zâhire göre hükmetmekten söz ediyorsun, hem benim ‘demokratik bir yapılanmayı’ teşvik ettiğimi nerede buldun, nerede okudun, nerede dinledin? Yoksa, yaptıkları işi iyi zannedip demokratik yöntemleri kullanan Müslümanları iman defterinden silmemiz mi gerekiyor? Müslümanlar, ihtilaflı konularda birbirlerine en az kâfirlere gösterdikleri müsamahayı göstermeyecekler mi? Kendi içtihatları mı tek doğru olacak? Bu soruya da cevap bulmalısın.

İkincisi:

Güzel Harun’um,

Kardeşim,

Şu dik duruşun var ya; demokrasinin dinleşmesine karşı nebevî metodu öne çıkarışın var ya; Güzel Harun’um, Kardeşim, seni üniversitede diploma putunun önünde, evlenme anında, düğünde, arkadaşlarınla malayaniye açılan kapıların önünde, sabah namazında mahallenin camisinde, her akşam yatmadan bir cüz Kur’an okurken, nebevî hadislerden en az bin adetini ezberlerken, nebevî metodun özü olan hadis-i şerifleri yok sayanlara karşı yatırım yaparken.. de bu dik duruşunla görmek isterim. Tamam, seninle ilgili hiçbir ithamım yoktur, bundan emin olasın. Buralarda da dik duruyorsun kabul ediyorum ama, o gün geldiğinde de mutmain olmak isterim.

Bak sana, ‘şu veya bu mazeret olabilir’ demiyorum. Sen ise beni demokrasiye destek gibi ağır bir günahı işlemekle itham ettin. Beni ezecek şeyler söyledin. Bu yaptığın ise nebevî bir metot değildir.

Boş verdim sözünü, tavrını; senin niyetine, o güzel sözlerine feda olsun çok şeyler.

Seni bağrıma basarım, sana dualar ederim. Seni Allah’a emanet ederim. O seni, demokrasi havârîliğinden, diplomaya tapınmaktan, şehvet fitnelerinden muhafaza buyursun.

Selamünaleyküm.

Nureddin Yıldız
* twitter.com/nurettinyildiz
* facebook.com/nureddinyildiz