Hayata Bakışımın Müslümanca Olduğunu Nasıl Anlayabilirim?

Hayata Bakışımın Müslümanca Olduğunu Nasıl Anlayabilirim?

Aziz kardeşim,
 
Böyle bir merak veya endişe biiznillah imandandır. Müslüman olduğunu bilen ve bu bilgi ile yaşayan birinin hayatı Müslümanca görmesi gerekir. Şüphesiz ‘Müslümanca Görmek’ belki de pek çok kişinin anlam veremediği bir inceliktir. Camide namaz kılıyor olduktan sonra mesela, görmek veya görmemek şeklinde bir ayara anlam veremeyebilir insanlar. Sizin böyle bir merak taşımanız bu nedenle, imandandır diye tespit etmeye çalıştık. Bu tespiti yaptıktan sonra dilerim, Allah’ın yardımı ile gören ve gördüğünün gereği ile amel eden olmaya da muvaffak olursunuz. Bunun için size dua ederiz.
 
Aziz kardeşim,
 
Buhari’inin rivayet ettiği bir hadiste Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, farz ibadetleri yerine getirdikten sonra nafileler üzerinden yükselen ve makamı ilerleyen mü’minin bir zaman sonra gözü ile, kulağı ile, eli ile ve ayağı ile mü’minliğin gereklerini icra etmeye muvaffak olacağını haber vermektedir. O hadisteki mecazi ve hassas ifadesi ile Allah Teâlâ, o kulu için şöyle buyurmaktadır:
 
‘Onun gören gözü, duyan kulağı, tutan eli.. olurum.’
 
Bu muhteşem zirve kazanımını hepimize nasip buyurmasını Allah’tan niyaz ederiz.
 
Demek ki mü’min, böyle bir zirveye yükselebilir. Ve böyle bir zirveye yükselmek için gayret etmelidir.
 
Bu mübarek hadisteki beyandan gayet açık bir şekilde anlaşılıyor ki, bizim önümüze Allah’ın gördüğünü, görülmesine razı olacağını gören bir göz sahibi olmak, öyle bir kulağa sahip olmak, öyle bir el ve ayağa sahip olmak bizden istenmektedir. Evet, böyle olmayanlar mü’min değillerdir denmiyor ama mü’min olmanın bir yükseliş yarışında devam etmesi gerektiğini de bize tescil etmiş oluyor.
 
Aziz kardeşim,
 
Şimdi sorunuzu ele alabiliriz.
 
Eğer mü’min bir insan olarak organlarını Allah için kullanabiliyorsan, Allah’ın razı olmayacağı bir şeyde organlarını kullanmıyorsan, kullanmamak gerektiğinde israrcı isen sen hayata mü’mince bakıyorsun demektir. Yer yer hatalar işlesen bile temel karakterin bu olduğu sürece yükseliştesin demektir. Bir panodaki izlenmesi caiz olmayan resimden, dinlenmesi caiz olmayan bir müzik parçasına kadar hayatın yaşandığı her alanda ‘helalin etrafında haramın dışında’ kalabiliyorsan yolun ve bakışın doğru demektir. Seni idare eden sistemin Kur’an kaynaklı olamaması, ekonomik hayatın müreffeh olmuş olsa bile sen kıvranacak bir zeminde hissediyorsan kendini yolun güzel demektir. Ekonomik ve sosyal refah seni asıl bulunman gereken toplumun hasretinden arındırdı ise, diplomalar ve iş imkânları seni kimliğine rağmen yaşayan biri durumuna getirdi ise sen gözünü, kulağını elini imanına göre kullanamayan biri durumundasın. Bu da senin beyninin yani hayatı değerlendiren merkezinin sıkıntıda olması anlamı taşır.
 
Yaşadığın dünyayı, kendi ülkenle sınırlı görebiliyorsan, kendi ırkını insanlığın özü olarak anlamış isen çizgin çok dar bir çizgidir.
 
Buna göre, hayatın tamamını ve dininin bütününü yan yana getir. Hayatın sana göre en önemli konularını önünde sırala. Senin o konulara nasıl baktığını incele. Önceliklerini listele.
 
Sonra da bu tablodan hayatı hangi gözle izlediğini rapor et.
 
Eksik bulduğun noktaları düzeltmek için planlar yap. Yanlışlarından istiğfar et.
 
Bu çalışmayı şöyle bir örnek üzerinden ele alabilir ve daha sonra da her alana yayabilirsin.
 
Arkadaş ve dost listeni çıkar. Diyelim ki yirmi arkadaşın var.
 
Bunların dini kimliklerini, farklı özelliklerini tespit et; kim ne kadar mü’min?
 
Ardından senin bunlarla bağlantı nedenlerini belirle; kiminle neden ve ne kadar dost olmuşsun?
 
Hayatı ne kadar mü’mince gördüğünü tespit edersin böylece. Hatanı düzeltirsin, iyi ile de umudunu yeşertirsin.
 
Yalnız şunu unutmayasın:
 
Bu arayışın senin imandandır demiştik. Bu bir iman meselesi olduğuna göre senin bu arayışın da ibadettir. Belki de yapman gereken bir cihattır.
 
Ona göre davranasın.
 
Allah’a emanet ol.
 
Selamünaleyküm.
Nureddin YILDIZ
fb.com/nureddinyildiz
twitter.com/nurettinyildiz
instagram.com/nureddinyildiz