‘Ey peygamber hanımları!’ diye başlayan ayet tüm mümin kadınlar için geçerli değil midir?

“Ey peygamber hanımları! Siz (diğer) kadınlardan biri gibi değilsiniz. Eğer takva sahibi iseniz artık sözü yumuşak söylemeyin (erkeklerle çekici bir şekilde konuşmayın). O taktirde kalbinde maraz (nifak, fitne, şehvet) bulunan kimse tamah eder (arzu duyar). Ve maruf (ciddî) söz söyleyin. Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. Allah’a ve Resulüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.” (Ahzab suresi 32 ve 33. ayet) Ayette geçen ‘peygamber hanımları’ ifadesi, mümin kadınların tamamını kapsayan diğer itikadi meselelerden bahseden ayetlerde kullanılmamışken Allah Teâlâ’nın bu ayette özellikle bu hitabı kullanması bize yorum şansı veya açık bir kapı bırakmış mıdır? Hitap açık değil midir ki ‘bu ayet aslında bunu söylemek istiyor’ demeye lüzum kalmıştır?
Hassasiyet ve fıtrat hususunda tüm kadınlar için gerekli olabilecek bu meselenin yalnızca fıkıh çerçevesindeki hükmü nedir?

Bu dünyada ‘Ey peygamber hanımları!’ hitap edilebilecek insan sayısı mahduttur ve sadece o zamana mahsustur. Bu sebeple ayetin muhtevasının direkt hitap edilen kesim olarak onlara ait olması da normal olmalıdır. Aynı muhtevadan bütün dünya mümin kadınlarının kendilerine ders çıkaracak şeyler bulmaları ise zaten olması gerekendir. Neler çıkarabilecekleri ve çıkarımların uygunluğu ise fıkıh ve tefsir erbabının işi olmalıdır. Allah’a emanet olunuz.