“Eşim ve çocuklarımla mü’mince yaşamak isterken ailemle ters düşüyorum”

Selamünaleyküm değerli hocam. Rabbim razı olduğu kullarından eylesin hepimizi. Hocam anne baba hakkıyla ilgili fetvalarınızı okuyup sohbetlerinizi dinleyince yaptığım hataları düzeltmeye çalışıyorum ama şeytan daha da zorlaştırıyor imtihanımı. Bir yıldır ilim tahsil ediyor ve yanlışlarımı düzeltmeye çalışıyorum. Önceden -bilmediğim için midir bilmem ama- her şey normal geliyordu. Şimdi ise izledikleri televizyon, konuştukları sözler, fikirleri… hep yanlış geliyor. Onları kırmadan, anne baba aslında şu yaptığımız yanlışmış, şu sözler küfre götürüyormuş gibi sohbet ederken laf arasında söylenmesine bile karşı bir cevapları oluyor, -erkek kardeşim de dâhil- her söylediğim söze bir cevabı, bir muhalefet oluşları var. Bu durum beni çok üzüyor. Anlatmaya çalıştıkça, hatta kitaplarımdan göstermeme rağmen bazen küfre götürecek sözleri oluyor. Daha sonra da babam, “sen önce anne baba hakkının önemini öğren” deyip onlara bir şeyler anlatmamı bile -bazen, işlerine gelmeyen konularda- edepsizlik olarak görüyorlar. Hocam ne yapmalı, nasıl davranmalıyım? Ders hocama sorduğumda, “öğrendiklerinizi anlatmakla yükümlüsünüz” diyor. Hocam daha sonra evime gelince onlar adına çok üzülüyorum. Ne yapabilirim? Ben evlatlarımı güzel ahlaklı yetiştirmeye çalışıyorum ama dedelerinin yanına gidince o izlemediğimiz ahlaksız programları açıyor. Bazen çocuklarım da oturup izliyor. Onların dikkatini başka yere çekebilmek için yanıma çağırıyorum. Babam bunu hemen anlıyor ve bana daha çok tavır yapıyor; “başımıza hoca kesildi, bizden olan bizi beğenmiyor” diyerek çok kırıcı oluyor. Onlar için de kendimiz için de çok üzülüyorum. Hocam nasıl mesafe koymalıyım, neler yapmalıyım? Sürekli dua ediyorum, üzülüp ağlıyorum. Hocam dualarınızı bizlerden eksik etmeyin. Rabbim sizlerden razı olsun.

Aleykümselam.
Değerli mü’min bacım,
Bu anlattığınız durum yani kendisi mü’mince yaşamak isteyen genç anne ve babaların aile büyükleri ile ters düşmesi ve bir çare üretememesi neredeyse herkesin sorunudur, nesiller arasındaki idrak farkı genelde buna neden olmaktadır. Size verebileceğim kesin etkili bir ilaç da yoktur. Ya kendinizi yıpratacaksınız ve sonuç değişmeyecek ya da iğneyle kuyu kazma sabrını göstereceksiniz. Neticede onları kazanamasanız da Rabbinizin rızasını kazanacaksınız. Bu iki tercihten başka rahatlatıcı sonuç yoktur.
Şeytan sizi sürekli tartışma ortamında tutmak isteyebilir ve dikkat edin bunu da bir çeşit ibadet/cihat zevki ile yaptırabilir size.
Uzun vadede işinize yarayabilecek şu tavsiyelerimizi not edebilirsiniz:
– Günlük bir sonuç beklemeyin hiçbir zaman. Bugün ekeceksiniz, yıllar sonra biçeceksiniz. Böyle bilin. Bunu kesin bilin.
– Her sözünüz değil, belki yüz sözden biri etki edecek.
– Peygamberlerden biri bile olsaydınız neredeyse sonuç böyle idi, bunu unutmayın.
– Önceliğiniz kendi çocuklarınız üzerinde olsun. Aile büyüklerinizi ise dua şemsiyenizin altına alın.
– Her zaman siz konuşmayın onlara. Bir zaman mesela bir ay hiç açmayın bu konuları. Ya da bir başka dostunuz sizin adınıza bu konuları açsın. Siz seyirci kalın.
– Her konuyu değil, en acil olan bir konuyu konuşun.
– Bir kulağınız duymasın, bir gözünüz görmesin.
– Baba ve annenize haftada beş kere gidiyorsanız bunu bir ay sonra dörde indirin, beş ay sonra da üçe indirin. Sürtünme sonucu çıkan ısınma azalır. Sinir sisteminizi rahatlatırsınız. Böylece kendinizi gereksiz yere yormamış olursunuz, onların da size bakışında ciddileşme olur.
Aynı şeyi çocuklar için de yapın.
– Onların çocuklara etkisi, çocukların itikadı ve ahlâkı açısından zararlı oluyorsa ve siz bu kararda duygusal değilseniz yani gerçekten onlardan ötürü çocuklar bozuluyorsa, çocukları biraz daha kısık bir programla onlarla buluşturabilirsiniz. Mesela buluşma günü sayısını azaltırsınız. Buluşmadaki saat oranını azaltırsınız. Onların çocukların gözünde cazip olmalarını sağlayan hediyeleri veya benzeri neleri varsa siz onu çocuklara önceden vererek dış ilgiyi değersiz duruma getirebilirsiniz.
– Asla ve asla, durum ne olursa olsun onlara karşı kaba ve itici olmayın. En ağır kararınızı bile nezaketle ve tatlı dille iletin. Karşı tepkilere kör kalın, sağır kalın.
– Yaptığınız ne varsa onu Allah rızası için yapın, yaptıklarınız size sevap kaynağı olsun. Allah’tan beklenecek şeyi bir kuldan bekleme basiretsizliğini göstermeyin.
– Duayı artırın. Kendinize sabır ve sebat duası yapın, anne babanıza dua edin. Çocuklarınızın himayesi için dua edin. Dua edin ve rahat edin.
Dua edin, rahat edin.
Dua edin, rahat edin.
Selamünaleyküm.
Nureddin Yıldız
facebook.com/nureddinyildiz
twitter.com/nurettinyildiz